Kürt milli dünyasının önemli isimlerinden Seyyid Abdulkadir Nehri’nin idam edilişinin üzerinden 96 yıl geçti

Kürt milli dünyasının önemli isimlerinden Seyyid Abdulkadir Nehri’nin idam edilişinin üzerinden 96 yıl geçti

Bu gün Kürt milli davasının önemli insanlarından Seyyid Abdikadir Nehri ve oğlu Seyyid Muhammed Nehri’nin  ve arkadaşlarının idam edilişlerinin yıl dönümü. Kürt milli uyanışının önemli isimlerinden Seyyid Abdulkadir Nehri Şark istiklal mahkemesinin verdiği kararla İstanbul’da tutuklanarak Diyarbakır’a getirilir ve burada idam edilir.

Tıpkı Seyyid Rıza’da olduğu gibi Seyyid Abdulkadir Nehri’nin de önce oğlu Muhammed Nehri gözlerinin önünde idam edilir daha sonra kendisi idam edilir.
Seyyid Abdulkadir Nehri darağacının önünde son kez kendini yargılayan heyete dönerek şöyle söyler: :“Zaten sizler yakma ve harap etme konusunda büyük bir şöhrete sahipsiniz. Burasını da Kerbela’ya çevirdiniz. Şunu biliniz ki dehşet ve insafsızca baskı ile şan ve şeref kazanılmaz.”.

Seyyid Abdulkadir Nehri kimdir?

Seyyid Abdülkadir, meşhur Nakşi Şeyhlerinden Şeyh Ubeydullah’ın oğludur ve 1851 yılında Hakkari’de doğmuştur. 1879-80 yıllarında Şeyh Ubeydullah Nehri’nin liderliğinde başlayan Kürt hareketinde, oğlu Ubeydullah 28 yaşlarında ve hareketin askeri örgütlenme hiyerarşisinde babasının sağ kolu konumundadır.

Hareketin bastırılmasından sonra Hicaz’a sürgün edilmiştir ve yaklaşık on yıllık sürgün hayatından sonra 1890’nın başlarında İstanbul’a dönmelerine izin verilir. Seyyid Abdülkadir, o dönemde İstanbul’da illegal olarak kurulmuş olan Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye olur ve II. Abdülhamit rejimine karşı verilen mücadeleye aktif olarak katılır. Bu faaliyetlerinden dolayı 1896 yılında bu sefer Mekke’ye sürgün edilir ve bu sürgünlük hayatı da 1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesine kadar devam eder.

İstanbul merkezli olarak kurulan ilk Kürt örgütü, 19 Eylül 1908’de kurulmuş olan Kürt Teavün ve Terraki Cemiyeti’dir. Cemiyetin başkanlığına seçilen Seyyid Abdülkadir, aynı zamanda Hürriyet ve İtilaf Partisi’nin de kurucuları arasındadır. Kürt Teavün ve Terraki Cemiyeti daha sonra aynı isimli bir gazetede kurulur. Seyyid Abdülkadir Ayan Meclisi üyeliğine getirilir ve sonra Ferit Paşa Hükümeti döneminde de bir müddet Şüra-yi Devlet (Danıştay) reisliğine tayin edilir.

Birinci Dünya Savaşından sonra Seyyid Abdülkadir’in başkanlığında bir şemsiye örgüt şeklinde Kürdistan Teali Cemiyeti (KTTC) kurulur. KTTC bünyesinde farklı alanlarda çalışmalar yapmak üzere değişik komisyonlar oluşturulur ve Kürt Şerif Paşa da dışarıda yapılan diplomatik görüşmelerde cemiyeti temsil etmek üzere görevlendirilir.

KTTC’nin tüzüğünde açık olarak bir ulusal amaç ve program belirtilmese de, yürütülen siyasal ve diplomatik görüşmelerde “Wilson Prensipleri”nin Kürt meselesinin çözümü için de uygulanması” talebinde bulunulmuş. Bu talep, aynı zamanda Kürt temsilcisi Şerif Paşa tarafından somutlaştırılarak Paris Konferansı’nda şu ifadelerle sunulmuştur: “Wilson Prensiplerine göre Kürtlerin de özgür olma ve kendi devletini kurma hakkı vardır.” Araştırmacı Oğuz Aytepe’ye göre de: “KTTC’nin esas amacı;  Dünya Savaşı’nın yarattığı bu yeni durumdan yararlanarak bağımsız bir Kürdistan devleti kurmaktı.”

Seyyid Abdülkadir düşüncelerini gazetelerde “Kürdistan için muhtariyet talep ediyoruz” başlıklı makaleleri ile açık açık beyan eder.

KTTC merkezini Kürdistan’a getirme kararı alır ve bu amaçla Erzurum’da Cibranlı Halit Bey’in başkanlığında illegal olarak “Kürdistan Komitesi” kurar ve örgütleme çalışmalarına başlar.

Kurulan yeni Türkiye Cumhuriyetinin Kürtlere karşı siyasetine karşı siyasal çabaları verir Seyyid Abdülkadir. Fakat sonuç olarak Seyyid Abdülkadir, 1925 Kürt başkaldırısıyla ilişkili olarak 12 Nisan 1925 tarihinde oğlu Seyyid Muhamed, Palolu Sadi ve Hoşnav aşireti reisi Nafiz ile birlikte İstanbul’da yakalanarak mahkeme edilmek üzere Diyarbakır’a getirililer. Seyyid Abdülkadir ve arkadaşlarının göstermelik mahkemesi 14 Mayıs 1925’te başlar ve 25 Mayıs’ta Şark İstiklal Mahkemesi’nin verdiği idam kararıyla sonuçlanır. KTC başkanı Seyyid Abdülkadir, oğlu Seyyid Muhamed, Palolu Abdullah Sadi, Bitlisli Kemal Fevzi, Haci Ahti mahlas isimli Mehmed Tevfik ve Hoca Askeri Efendi 27 Mayıs 1925’te bir şafak vakti Diyarbekir’de idam edilir.

Kaynak: Seid Veroj’un “92 Yıl Önce Kürdistan Semalarında Kayan Bir Yıldız: Seyyid Abdülkadir” yazısından faydalanılmıştır.

Diğer Haberler