Kürtler, Ortadoğu kaosunda Kürt siyasi hareketlerinin birlik olmasını istiyor. Ve PKK ve KDP arasındaki ilişkilerin Kürt birliğinde belirleyici olduğunu biliyor.
Fakat PKK’nin 43 yıldır KDP ile ilişkilerdeki tutumunu ve PKK gerçeğini görmezden gelerek birlik istemek yanlış olur. Eğer bu 43 yılın kısa bir özetini geçersek karşımıza çakına tablo bize bu gün için de önemli veriler verecektir.
PKK 1982’de misafir olarak geldi fakat!
PKK, 1982 yılında Başkan Barzani’nin PKK lideri Abdullah Öcalan ile imzaladığı 9 maddelik protokolden sonra Güney Kürdistan’a KDP’nin misafiri olarak geldi. KDP’nin kamplarında kaldı, dağda yaşamayı, KDP’den öğrendi. Ortamı biraz tanıdıktan sonra KDP’nin altını oymaya ve gizliden gizliye düşmanlık yapmaya başladı:
- Irak Komünist Partisi, KUK-Sosyalist Eğilim Pêşmergelerini öldürdü.
- Behdinan Bölgesi’ndeki cahşların liderleri ile görüşüp kendini Saddam güçlerine ulaştırmayı başardı. Ve Saddam istihbaratı ile KDP karşısında iş birliği için anlaşma yaptı.
- 1988 yılından sonra direk KDP peşmergelerini şehit etti ve Saddam’a teslime etti.
Ve o tarihten bu yana tam 43 yıldır PKK her yenildiğinde, her zora düştüğünde, her desteğe ihtiyacı olduğunda KDP’ye yanaşıyor. Fakat sinsi bir planla alternatif arıyor ve biraz düze çıkınca KDP’yi arkadan hançerliyor.
Bu 43 yıllık PKK-KDP ilişkilerinde her defasında ilk saldıran PKK oldu.
1990’lardaki tüm ateşkesleri bozan ve ilk saldıran PKK oldu
- 1992 yılında başlayan silahlı çatışmayı başlatan PKK’dir. PKK sınırları tutarak, ambargo altındaki Kürdistan toplumunu aç bırakıp, erzak gelmesini engellediği ve Kürdistan’daki parlamentoyu tanımadığı için çatışma yaşandı. PKK ağır bir yenilgi oldu ve ateşkes imzalandı.
- PKK, 1995 yılında ateşkesi bozdu “2. 15 Ağustos hamlesi” adı altında Peşmerge güçlerine saldırdı. Yine yenildi ve ateşkes yapmak zorunda kaldı
- 1997 yılında bu kez İran’ın desteği ile Bamerne, Sideka, Çoman gibi kasabalara saldırıp, Kürdistan’dan parça koparmak istedi. Yine yenildi ve yine ateşkes yapıldı.
- 1998 yılında yine Peşmergelere saldırmaya, köylülere taciz etmeye başladı.
- 1999’da Öcalan’ın Türkiye’ye gitmesi ve gerilla güçlerinin Güney’e geçmesi ile arası bozulan PKK YNK ve İran tarafından düşman ilan edildi. YNK ile silahlı çatışmalar yaşadı ve yine KDP’ye yanaştı. Zap Operasyonu gibi önemli askeri durumlarda yine KDP’nin desteğini aldı. 2013 yılına değin bu süreç devam etti.
PKK, 2013’de yeni bir saldırı dönemi başlattı
PKK 1999-2013 yılları arasında açıktan bir saldırı yapmasa da Behdinan ve diğer bölgelerde Kürdistan Bölgesi ve KDP’ye karşı paralel bir yapı oluşturmak için çalıştı. Medya Savunma alanlarını diyerek yine Kürdistan’dan bir parça koparmak için uğraştı. Kuzey Kürdistan’ı ve Rojava’yı Güney’deki kazanımlar ve KDP’den uzak tutmak için hatta düşmanlaştırmak için düşünsel bir eylem programı yaptı.
2013 yılında PKK görünürde Hewler’de Kürt Ulusal Kongresi içinde yer alıyordu ve Barzani hareketinin tüm imkanlarından faydalanıyordu. Fakat alttan alta ve sinsi bir biçimde İran ve Şii Irak rejimi ile anlaştı. Kürt Ulusal Kongresini sabote etti ve 1999’dan beri var olan ılımlı ortamı yıktı.
2014 yılında İran’la paralel biçimde Kerkük, Şengal, Germiyan ve Mahmur’da mevzilendirildi ve açıktan KDP’ye karşı düşmanca bir politika uyguladı.
Mesrur Barzani “PKK terörist değildir”, Cemil Bayık “KDP’ye silah vermeyin”
IŞİD’ın Kürdistan’a saldırdığı 2014 yılında şimdiki başbakan o dönem Kürdistan Bölgesi Güvenlik Ajansı Sorumlusu olan Mesrur Barzani Avrupa Parlamentosunda şunu söyleyecekti: Biz hiçbir zaman PKK’yi terör örgütü olarak görmedik. PKK ise aynı dönemde Almanya Parlamentosunda bir gurup kadınla oturma eylemi yapıp “Barzanilere Şengal için silah vermeyin” talebinde bulunuyordu. Cemil Bayık’da “Peşmerge’ye silah vermeyin” çağrısı yapıyor ve PKK Avrupa’da kapıları çalıp “Peşmerge’ye silah vermeyin” diyordu.
2013 yılında başlattığı saldırıdan günümüze 11 yıl boyunca PKK neler yaptı?
– PKK, Kürdistan bölgesinde 15’ten fazla Peşmerge’yi şehit etti.
-PKK, 5 kez Kürdistan bölgesinin petrol boru hatlarına saldırdı ve yaklaşık olarak 900 milyon dolar zarar verdi.
-Şengal’de Ezidileri Kürdistan Bölgesi’nden koparmak için Haşdi Şabi ile ortaklık yaptı.
-Kürdistan içindeki siyasi ayrımları derinleştirip, bir fitne fesat hareketine dönüştü. Nerede bir KDP karşıtı varsa destek verdi.
PKK yine yenildi, yine Barzani siyaset geleneğine dayanmaya çalışıyor
Ve şimdi PKK yine zor bir durumda ve yine KDP’ye ihtiyacı var. Çünkü Esad rejiminin yıkılması ile beraber PKK’nin dayandığı İran öncülüğündeki cephe yenildi. Başkan Barzani’nin siyaseti ise kazandı. PKK, KDP ile ilişkilenerek, girdiği İran bataklığı ve Ortadoğu kaosundan sıyrılmaya çalışıyor. Göreceli olarak medyada direk saldırmıyor. Peki PKK bu kez samimi mi?
PKK’nin Newroz tutumu hala sinsi bir tutumu olduğunu gösteriyor
PKK’nin son 5 aylık pratik tutumuna bakınca geçmiş 43 yıllık pragmatik ve sinsi tutumunun bir devamı olduğunu görüyoruz.
Başkan Barzani olmak üzere Barzani siyasal hareketi Esad sonrası var olan imkanlarını Rojava’nın kurtuluşu için seferber etti. Açık biçimde Rojava’ya destek verdi. PKK, Başkan Barzani’nin Kürdistani tutumunun kendisinin yıllardır yaptığı anti-KDP propagandasını boşa düşürdüğünü gördü ve ürktü. Şu ana değin Başkan Barzani’nin bu tutumuna ilişkin hiçbir kurumu olumlu bir açıklama yapmadı. Sadece medyada yaptığı açık saldırıları biraz frenledi. Fakat hala kendi sosyal medya kalemşörleri ile saldırıya devam ediyor.
Başkan Barzani Amed Newroz’unda “Kısa süre içinde Sayın Abdullah Öcalan‘ın özgür kalmasını umuyoruz” mesajı verdi. PKK ise Newroz’da ne yaptı Frankfurt ve Köln Newroz’larında provokasyon yarattı, Ala Rengin’e saldırdı. Peşmergeye ve Barzani hareketine hakaret etti.
PKK, Rojava’da Kürtler hareketleri arasında birlik sağlanmasını engellemek için çalışıyor. Sadece ENKS ve diğer Kürt çevreler oyalıyorlar. Ayrıca PKK KNK adı altında bir ulusal birlik konferansı düzenleyerek gerçek Kürt birliği konferansı yapılmasının koşullarını ortadan kaldırıyorlar.
PKK hala Şengal’de Haşdi Şabi’nin ortağıdır ve Şengal anlaşmasının uygulanmasını engelliyor.
Öyle görülüyor ki KDP’ye ve Kürt ulusal birlik çalışmalarına karşı 43 yıllık pragmatik, sinsi ve oyalayan tutumunu devam ediyor…