PKK’nin patlattığı boru hattının dumanı Irak Parlamentosunda tütüyor

PKK'nin patlattığı boru hattının dumanı Irak parlamentosunda tütüyor

Kürdistan bölgesine ekonomik baskı politikasının bir devamı olarak bu gün sabah yani 12 Kasım günü sabah saat 6’da Kürdistan bölgesinin petrol gelirinin kesilmesi kararı alındı. Karada Kürdistan Bölgesine Irak’ın dış borçları yükümlüğü yüklenirken Petrol ve diğer tüm gelirler Bağdat’a teslim edilmeden Kürdistan bölgesinin bütçesinin gönderilmemesi gibi tehlikeli bir konu var.
Bu olayın zamanlaması ve öncesinden gelişen olaylar olayın kendisini daha iyi anlamamıza yol açıyor. Çünkü Irak parlamentosunun kararı genel bir projenin parçası olarak okumak en gerçekçisi. Geçtiğimiz günlerde Kürt dostu büyük sosyolog İsmail Beşikçi “ Kürt karşıtı bir nizamın” varlığından söz ediyordu. Aslında bu parlamentonun bu kararı tamamen bu Kürt karşıtı nizamın bir karadır. Yalnız kötü olan bu plan içinde Kürtlerin de yer alması.

Kürdistan Bölgesini ekonomik anlamda sıkıştırmak için bir plan var. Bu planın ilk uygulaması 28 Eylül günü Mardin’de PKK’nin askeri gücü tarafından Kürdistan Bölgesi petrol boru hattının patlatılması oldu. Kürdistan Bölgesi bu patlama ile nerdeyse 110 milyon dolara yakın maddi kayıp yaşadı. Petrol boru hattının patlatılması çok önemli bir olaydı. Her şeyden önce PKK’nin bu işte tek başına hareket etmediğini gösteriyordu.
Boru hattı öğlen saat 1 sıralarında patlatılmıştı. Boru hattını patlatıldığı bölge ovalık bir alandaydı. Bu alanda PKK geçtiğimiz iki yıl içinde sadece iki eylem yapmış. Bunlardan biri 2020 yılında sivil bir kişinin öldürülmesi, diğer bir olay ise Bagok dağının üzerinde ki bir araca ateş açılması. Yani Mardin’de PKK’nin petrol boru hattını patlatacak gücü yoktur. Çünkü bir boru hattını patlatmak için iş makinasına ihtiyaç vardı. Yerin en az iki metre kazılarak bombanın patlatılması gerekmektedir. PKK’nin ovalık alanda gündüz ortası böyle bir eylem yapması mümkün değil, PKK bu eylemi yapmak için yardım almıştır. Bu boru hattının patlatılmasına Türk devleti ya göz yummuş ya da destek vermiştir.
Irak parlamentosunun Kürdistan Bölgesel Yönetimine karşı bu denli cesur karar almasının birkaç nedeninden biri de elbette ki Kürtlerin bir bölümünden destek görmesidir. Irak parlamentosu PKK’nin Kürdistan Bölgesine tehditlerini çok iyi değerlendirmiştir. Böylelikle bölge yönetimini bir yandan PKK bir yandan ırak kuşatmıştır. Irak ve İran devletlerinin bir müttefiki olarak PKK’ye bir cahş hareketi demek yanlış olmaz. Cahş kelimesi bir hakaret değildir politik bir kavramdır. Irak hükümeti ile işbirliği yapan bir hain kesimine karşı kullanılır. PKK’nin bu gün yaptığı cahşlıktır. Kürtlere karşı Irak hükümetinin yanında yer almıştır.
Aslında Irak-İran ve PKK’nin bu denli hızlı ve cesur davranma nedenlerinden biri de ABD seçimleridir. ABD seçim sisteminde hükümetin devir teslimi meselesi biraz ağır işlemektedir. Özellikle de Trump’ın yenilgiyi kabul etmemesi ve tekrar sayım istemesi bu süreci gittikçe uzatmaktadır. Öyle görülmektedir ki, Kürdistan’a karşı bölgede düşman olan güçler bu durumdan istifade etmekte ve bu ara dönemde Kürdistan Bölge yönetimini sıkıştırmak istemektedirler.
Kürdistan bölge yönetimi çaresiz değildir, Irak gibi canavar bir devlet ile 88 yıldır mücadele etmiş ve boyun eğmemiştir. Tek sorun içerdeki cahş çizgisidir. Ama yine de Kürtlerin meşhur sözünü tekrarlayalım “ Kurme dare ne ji dere be dar nakeve”. Yani ağacın kurdu ağaçtan değilse ağaç devrilmez. Yalnız ağacı devrimeye çalışanlar da Kürt halkı ile beraber bu ağacın altıda ezilir.

Diğer Haberler

Ortalıkta Yalçın Küçük’ün ruhu geziyor; PKK ve Türk Solu beraber Kürdistan Bölgesini şeytanlaştırmaya çalışıyor

Ortalıkta Yalçın Küçük’ün ruhu geziyor; PKK ve Türk Solu beraber Kürdistan Bölgesini şeytanlaştırmaya çalışıyor