PAK: Şeyh Sait Serhildanı Kürtlerin onurunu, varlığını korumayı, Kürdistan’ın özgürlüğünü hedefleyen bir başkaldırıydı

PAK: Şeyh Sait Serhildanı Kürtlerin onurunu, varlığını korumayı, Kürdistan’ın özgürlüğünü hedefleyen bir başkaldırıydı

PAK’ın 1925 Sêx Said Serhildanı ile ilgili yayınladığı mesajı şu şekilde:

Bugün Şeyh Sait önderliğinde gerçekleşen Başkaldırının Başlangıcının 96. Yıldönümüdür

Şeyh Sait önderliğinde gerçekleşen Kürt Ulusal Hareketi 13.02.1925 günü başlamıştı.

1925 Kürt Ulusal Direnme Hareketi’nin, başkaldırının kararını veren ve organizasyonunu yapan Cibranlı Halit Bey Başkanlığı’ndaki Azadi Örgütü(Azadi Cemiyeti-İstiklal Komitesi)’dür.

Azadi Örgütü, gerekli askeri, siyasi, sosyal, lojistik vb. hazırlıkları yaptıktan sonra, 21 Mart 1925 Newroz günü Kuzey Kürdistan’da ulusal bir başkaldırı başlatma kararını aldı.

Azadi Örgütü’nün başkaldırı için kapsamlı bir askeri, siyasi, sosyal hazırlık yaptığı bilgisini alan Türkiye Devleti, başkaldırı hazırlıklarını dumura uğratmak için karşı bir atak başlattı.

İlk olarak Azadi Örgütü yöneticisi Yusuf Ziya Bey’i 1924 yılının ekim ayında, Azadi Örgütü Başkanı Cibranlı Halit Bey’i de 20 Aralık 1924 günü gözaltına alarak, onları Bitlis Hapishanesi’ne hapsettiler.

Azadi Örgütü’nün en etkili iki yöneticisinin hapsedilmesinden sonra, Türkiye Devleti, bu kez henüz yeterli hazırlıklar yapılmamışken, başkaldırının erken başlatılmasını sağlayarak yenilgiye uğratma yönünde bir planı uygulamaya koydu.

13 Şubat 1925 günü Şeyh Sait’in arkadaşlarıyla birlikte konakladıkları Piran’daki bir evin etrafını saran Türkiye Devleti’nin bir askeri gücü, bir provokasyon yaparak orada bir çatışmanın başlamasına zemin hazırladı. Orada başlayan büyük çatışma aynı zamanda hazırlıksız bir ayaklanmanın da başlangıcını oluşturdu.

Kısa bir süre içinde ayaklanma Kuzey Kürdistan’ın bir çok bölgesine yayıldı. Kürt milli güçleri tarafından kurtarılan yerleşim yerlerinde , Kürt Milli Yönetimleri oluşturuldu.

Yapılan hazırlıklar ardından, 21 Mart 1925 günü Diyarbakır’ın etrafı sarıldı ve Kürt Milli Gücü’nün bir kısmı şehir merkezine girdi. Beş gün süren yoğun çatışmalar sonucunda, şehir merkezine girmiş olan Kürt Milli Güçleri, daha fazla kayıp vermemek için geri çekilme kararı aldı.

Diyarbakır’daki geri çekilmeden sonra, Şeyh Sait, güçlerini toparlamak ve yeni bir strateji geliştirmek için, diğer bazı yerleşim yerlerinden de geri çeklime kararını aldı.

14 Nisan 1925 günü, Şeyh Sait ve 46 arkadaşı Muradiye Nehri üzerindeki Abdurahman Paşa Köprüsü üzerinde Şeyh Sait’in bacanağı Binbaşı Kasım’ın komplosuyla pusuya düşürülerek Türkiye Devleti askeri güçlerine teslim edildiler.

Aynı gün, 14 Nisan 1925 günü özel yetkilerle donanmış Bitlis Harp Divanı’nın kararıyla, Cıbranlı Halit Bey ve Yusuf Ziya Bey öldürüldüler.

Türkiye Devleti’nin başkaldırıya katılanları idam etmek için kurduğu Şark İstiklal Mahkemesi’ndeki hukuksuz yargılamalar sonucunda Şeyh Sait ve 46 arkadaşı, 28 Haziran 1925 günü idam cezasına çarptırıldılar ve özel olarak getirilen bir kalabalığın önünde, 29 Haziran günü Şeyh Sait ve arkadaşları Diyarbakır Dağ Kapı Meydanında idam edildiler. Şeyh Sait önderliğinde gerçekleşen milli ayaklanma, on binlerce Kürdün katledilmesiyle , yüzlerce yerleşim biriminin yakılıp, yıkılmasıyla tarihe geçmiştir.

Şeyh Sait ve 46 arkadaşının mezar yerleri bugüne kadar da Türkiye Devleti tarafından gizlenmekte, idam edilenlerin ailelerine mezar yerleri gösterilmemektedir.

Şeyh Sait önderliğinde başlayan ve Azadi Teşkilatı tarafından hazırlıkları yapılan başkaldırı, Kürtlerin varlığını yok sayan, Kürtlerin milli demokratik hak ve özgürlüklerini vermemekte direten Türkiye Devleti’ne karşı, Kürtlerin onurunu, varlığını korumayı, milli demokratik hak ve özgürlüklerini elde etmeyi ve Kürdistan’ın özgürlüğünü hedefleyen bir başkaldırıydı.

Şeyh Sait, Kürt milleti ve Kürdistan halkının milli, dini ve toplumsal bir lideriydi.

Şeyh Sait, Cıbranlı Halit Bey, Yusuf Ziya Bey ve arkadaşlarının yakmış oldukları özgürlük ateşi, kendilerinden 100 yıl önce başlamış olan özgürlük mücadelesinin devamıydı. Ve o özgürlük ateşi, bugüne kadar da sönmedi. Şeyh Sait ve arkadaşlarının milli, yurtsever duygu ve düşüncelerle yaktıkları özgürlük ateşi, daha sonra Ağrı’ya, Dersim’e, Mehabad’a yayıldı. O özgürlük ateşi, bugün Güney Kürdistan Parlamentosu üzerinde dalgalanan Kürdistan Bayrağıyla özgürlüğün ifadesi olarak yanmaya devam etmektedir. Evet, o ateş bugün Rojava Kürdistanı’nda kazanımların korunması, yeni kazanımların elde edilmesi ve milli-demokratik hak ve özgürlükler için yanmaktadır. O ateş, Kuzey ve Doğu Kürdistan’da değişik yol ve yöntemlerle, değişik düzeylerde sürdürülen mücadelelerle yanmaya devam etmektedir.

1925 Kürt milli başkaldırısının 96. yıldönümünde Şeyh Sait’i, Cıbranlı Halit Bey ve Yusuf Ziya Bey’i, Dr.Fuad’ı , başkaldırıya katılan ve şehit düşen tüm insanlarımızı saygıyla anıyoruz.

Türkiye Devleti’ni Şeyh Sait ve 46 arkadaşının, Seyid Rıza ve arkadaşlarının, Saidi Nursi’nin ve mezar yerleri gizli tutulan tüm insanların mezar yerlerini açıklamaya çağırıyoruz.

13.02.2021

PAK Basın ve İletişim Bürosu

Diğer Haberler