7 Sanatın Öğretmeni Ebas Kemendî için Erbil’de festival

7 Sanatın Öğretmeni Ebas Kemendî için Erbil'de festival

Erbil’de tanınmış Kürt Sanatçı Ebas Kemendî’yi anma festivali yapılıyor.

Tanınmış Kürt Sanatçı Ebas Kemendî’yi anma festivali bugün Erbil Aydınlanma Merkezi’nde düzenleniyor ve festival Bas Medya tarafından organize ediliyor.

Festival programı şu şekilde olacak;

1 – Gazeteci, Yazar Berhem Elî’nin tanınmış Sanatçı Ebas Kemendî hakkında yazdığı 2 kitabın tanıtımı.

2 – K24 TV. Tarafından hazırlanmış “7 Sanatın Öğretmeni” adlı belgeselin izlenmesi.

3 – Ödül ve kitap dağıtımı.

Doğu Kürdistanlı şair Sabit Kirmanşani hayatını kaybetti

Doğu Kürdistanlı şair Sabit Kirmanşani hayatını kaybetti

Doğu Kürdistan’ın Kirmaşan kentinin tanınmış Sanatçılarından Sabit Kirmaşanî lakaplı Elî Lîmoyî 85 yaşında arkasında 9 divan bırakarak hayata gözlerini yumdu.

Son dönemlerde ‘’Şi’rên Dilber Şîrîn Zimanî – Tatlı Dilli Dilberin Şiirleri” adlı yazdığı şiir kitabı yayımlanandı.

Tanınmış Kürt Sanatçı Elî Lîmoyî, 1937 yılından Kirmaşan kentinde dünyaya geldi ve eğitim hayatını tamamladıktan sonra doğduğu kentte çalışarak, 1995 yılında emekli oldu.

Daha gençlik dönemlerinde şiirler yazmaya başlayan Elî Lîmoyî, şiirlerini Kürtçe’nin Soranca lehçesi ile Farsça dillerinde yazmaya başladı. Şu ana kadar 9 divanı basılmış ve yayımlanmıştır.

Geçtiğimiz yıl beyin felci geçiren Elî Lîmoyî yaklaşık 1 yıldır tedavi görüyordu.

Bedirxani Ailesi’nin tarihi Avesta Yayınları’ndan çıktı

Bedirxani Ailesi’nin tarihi Avesta Yayınları’ndan çıktı

Barbara Henning’in, “Osmanlı-Kürt Bedirxani Aile Tarihinin İmparatorluk ve İmparatorluk Sonrası Bağlamlarındaki Anlatıları: Devamlılıklar ve Değişimler” isimli kitabı Türkçe’ye çevrildi.

Avesta Yayınları’ndan çıkan 720 sayfalık kitap, Kürt halkının siyasal ve kültürel tarihinde belirleyici roller oynayan Bedirxani Ailesi’nin Osmanlı İmparatorluğu ve imparatorluk sonrası dönemlerdeki tarihinin izini sürüyor.

Yazar, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında geniş Bedirxani Ailesi’nin çeşitli mensuplarını takip ederek, Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünden önce ve imparatorluk sonrası kimlik oluşumunun dinamiklerini araştırıyor. Barbara Henning bu araştırmada Bedirxani Ailesi’nin tarihini başlangıç noktası olarak alıyor.

İbrahim Bingöl’ün İngilizce’den çevirdiği kitapta, ailenin tarihi bağlamında, imparatorluk sonrası kimlik oluşumunun uzun vadeli ve katmanlı karmaşık süreci anlatılıyor.

Qamişlo katilamını anlatan belgesel izleyici ile buluşmaya hazır

Qamişlo katilamını anlatan belgesel izleyici ile buluşmaya hazır

Türkiye’de darbe ile iktidara gelen askeri yönetimin 12 Aralık 1980’de  Rojava’nın Kamışlo kentinde düzenlediği saldırıda 9’u aynı aileden, 7 kişi de Kawa Hareketi’nin üst düzey kadrolarından olmak üzere 16 Kürt katledilmişti. Bu olay tarihte Kamışlo Katliamı ile birlikte “sınır ötesi operasyon” olarak da biliniyor.

55 dakikalık belgeselde katliamda hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınları ile 20’den fazla röportaj bulunuyor.

Şeva Reş (Kara Gece) belgeselinin çekimlerini tamamlayan Kürt yönetmen Kerem Tekoğlu (Keremo),  9-16 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan Duhok Uluslararası Film Festivali’ne katılmak ve ilk prömiyerini de Duhok’ta yapmak istediğini söyledi.

Belgesel ile ilgili K24’e konuşan Kürt yönetmen, çekimlerin Almaya, İsveç, Türkiye ve Kürdistan’da yapıldığını söyledi.

Tekoğlu, Kamışlo Katliamı unutulmasın diye belgeselini çektiğini ifade ederek şöyle söyledi:

“Kamışlo Katliamı üzerine özellikle çalışmamın bir nedeni var ki, çok bilinmeyen ve bilenlerinin de nerdeyse unuttuğu bir katliam olduğu içindir. İnsanların Kamışlo’da Kürtlere yönelik bir katliamın yapıldığını bilmesini istediğim için böyle bir çalışma gereği duydum. Kürdistan tarihi katliamlarla doludur. Kürdistan’da, hangi taşı, hangi kaya parçasını kaldırsan, hangi ağacın, hangi çiçeğin gölgesine baksan, bir acının bir katliamın tanıklığı vardır. Kürdistan, tarih boyunca ve özellikle son yüzyılda katliamlar ülkesi olmuştur. 12 Aralık 1980’de Kamışlo’da yapılan bu katliam da yüzlercesinden sadece biridir. Geliyê Zîlan (Zilan Katliamı), Dersim, Halepçe ve Enfal’i de çalıştım. Birçok kez ağladım. Röportaj yaptığım kişiyi etkilememek için dilimi dudağımı ısırdım ağlamamak için. Bu katliamda yedi aylık hamile bir Kürt kadını katlediliyor. Eşi kendini onun üzerine atıyor ve tüm kurşunlar ona isabet ediyor. Acısı tarifsiz bir sızı bu.”

3 YILDA TAMAMLANDI

Belgeseli 1 buçuk yılda bitirmeyi planladıklarını ancak coronavirüs salgını nedeniyle yaşanan aksamalarla sürenin uzadığını belirten Keremo, “Belgeselin röportajları, Almaya, İsveç, Türkiye ve Kürdistan’da yapıldı. Nusaybin, Mardin,  Ankara, Kırşehir ve Haymana’da da kurmacaları çekildi.  Araştırma başlangıcı ve bitiş tarihi için bir buçuk yıllık bir süre düşünmüştüm. Ancak pandeminden dolayı süreç uzadı ve 3 yılı buldu” dedi.

Belgeselin senaryosunun kendisine ait olduğunu, çekimlerde çok sayıda kişinin yer aldığını vurgulayan Keremo, “Belgeselin senaryo ve yönetmenliği bana ait. Bu projede iki görüntü yönetmeni ile çalıştım. Seyda Goyan ve Mamo’nun kamera gözlerine çok güveniyorum. Emekleri beklentimin üzerineydi. Kurgusunu ve afişini yine sevgili dostum Mamo yaptı. Müziği Nudem Hezex’e ait. Özelde Seyfettin Hüseyin olmak üzere, Wahide Memki Hesi Mihe (Vahit Duran) ve birçok kişinin emeği geçti. Katledilenlerin aileleri, arkadaşları ve yakınlarıyla 20’den fazla röportaj yaptık. Sizin aracılığınız ile emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Kaynak: Kürdistan 24

IŞİD’e karşı savaşta yaralanan peşmergelerin fotoğraflarının yer aldığı “Açık Yaralar” albümüne Altın Madalya

IŞİD'e karşı savaş peşmergelerin fotoğraflarının yer aldığı "Açık Yaralar" albümüne Altın Madalya

Kürt fotoğraf sanatçısı Yunus Muhammed’in IŞİD’e karşı savaşta fotoğraflarını çektiği yaralı Peşmegeleri anlatan “Açık Yaralar” albümü Moskova’da düzenlenen uluslararası fotoğraf yarışmasında Altın Madalya kazandı.

Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen Moskova Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nda (Moscow Interinational Photo Awards) Kürt fotoğrafçı Yunus Muhammed’in çektiği albüm Editoreal/Conflict Categori’de birinci oldu.

Rûdaw’a konuşan Muhammed, yarışmaya, IŞİD savaşında yaralanarak çeşitli uzuvlarını kaybeden Peşmergeleri anlatan 7 fotoğraflık “Açık Yaralar” albümü ile katıldığını söyledi.

Aynı zamanda gazeteci de olan Yunus Muhammed, “Bu fotoğraflar, Peşmerge’nin IŞİD’e karşı mücadelesinde gösterdiği fedakarlıkları belgeleyen bir projenin parçası” dedi.

Çalışma boyunca muazzam kahramanlık hikayelerle karşılaştığını ifade eden Muhammed, “Silaha sarılan Peşmergeler, mecbur oldukları için değil, doğru olduğu ve yapılması gereken bu olduğu için bu savaşa katıldı. Trajik bir şekilde, eve döndükten sonra da acıları bitmedi. ABzıları protez uzuvlar almak zorunda. Bir de sürekli bakım gerekiyor” dedi.

Muhammed, çektiği fotoğraflarla bu yıl ABD, Avustralya, Güney Kore, Hırvatistan, İtalya, İsviçre, Potekiz, Yunanistan, İspanya ve Gürcistan’da düzenlenen yarışmalara da katıldığını belirtti.

Yunus Muhammed, bu yıl içerisinde başka organizasyonlara katılacağını ve fotorğaflarının daha çok ödül almasını beklediğini söyledi.

1968 yılında Duhok’ta doğan Yunus Muhammed, 2012’den bu yana fotoğraf çekiyor. Muhammed’in çektiği fotoğraflar şu ana kadar farkı yarışma ve kategorilerde 20 ödül aldı. Yunus Muhammed’in fotoğrafları ayrıcabir çok uluslararası sergide sergilendi.

Hala Erbil’de ikamet eden sanatçı serbest gazeteci olarak çalışıyor.

Kaynak: Rudaw

Bernamegeh 5. Sayısı ile okurlarıyla buluştu

Bernamegeh 5. Sayısı ile okurlarıyla buluştu

 Kürt yazın dünyasının önemli dergilerinden biri olan Bernamegeh 5. Sayısı ile okurlarıyla buluştu.

Demokrasi, insan hakları, düşünce ve fikir hürriyetini esas alan derginin bu sayısında Umîd Demîrhan devlet teorisini farklı boyutlarıyla ele alarak fikir jimnastiği yapmamızı sağlarken, Occo Mahabad Osmanlı döneminin önemli Kürt şairlerinden biri olan Şükrü Bitlisi’nin hayatını ve çalışmalarını masaya yatırıyor.

Nihat Gültekin Sovyet Kürt edebiyatının önemli kalemlerinden biri olan Fêrîkê Ûsiv’ın yaşamı etrafında dolaşarak bilinmeyen bir çok gerçeği anlamamıza çalışıyor.

Muqades Agirî, Kürt Erdelan Hanedanlığı döneminde yaşamış şair ve tarihçi Mestûre Erdelan hakkındaki yazısıyla okuyucuya yeni bir perspektif sunuyor. Sıraç Oğuz Kürt Ulusal Hareketinin bilinen ismi Nuri Dersimi’yi anarak tarihi hafızamızı yeniden tazeliyor.

Bernamegeh Dergisinin 5. Sayısında şu yazıları okuyabilirsiniz:

– Nihat Gültekin / Fêrîkê Ûsiv, Hecîyê Cindî û Fîncana Rıza Kurmet

– Nûroj Munzur / Notayên Bê Xew

– Occo Mahabad / Di Qesrên Osmanî de Helbestvanek: Şikriyê Bedlisî

– Nezehat Dogan / Êşperest im

– Lokman Polat / Di Edebiyatê De Hunera Gotinê

– Serdar Kömürcü / Lê Tu Çû

– Ersin Tek / Peyv

– Cahit Aybar / Bo Tenê Em

– Îkram Oguz / Dengbêjî û Axaftina Stranbêjan

– Rêber Hebûn / Keça Kanî

– Rostem Xamoş / Ez Zarok im

– Keyhan Mihemedînijad / Gelê Kurd Piştî Bi Dawîhatina Peymana Lozanê Dê Bibe Bi   Dewletek Serbixwe?

– Hasbeg Koksal / Heyva Çardeşevî

– Rûbar Elî / Tu Bi Xêr Hatî

– Konê Reş / Bi Xêra Mîr Celadet Bedirxan Zimanê Me ji Axaftinê Bûye Zimanê Nivîsandinê

– Xizan Şîlan / Çavzeytûna Min

– Remezan Bakur / Li Kurdistanê  Nasyonalizima Bawerî û Bîrdozîyan

– Azad Ekkaş / Îdameke Li Taximê Gund

– Dennis Dargul / Ala Min

– Îhsan Bîrgul / Ziman û Siyaset

– Ciwan Serhedyan / Ez ê Werim

– Siraç Oguz / Dr. Nûrî Dersimî Ronahîya Çavê Gelê Kurd e!

– Dilazad A.R.T / Nêrîneke Giştî Li Ser Edebiyata Nûjen Ya Kurdî

– Zozan Sarica / Evîn û Êş

– Mervan Serhildan / Xewna Min

– Çayan Okuduci  / Venekir

– Mehmûd Badilî / Vexwendina Li Malê

– Mamo Kader / Di Navbera 2 Metreyan û Valahiyê de

– Rûmet Med / Pêşengê Sînemaya Rêbaza Rastîbîniya Nû; Vittorio De Sica

– Ehmedê Goyî / Helbest

– Muqades Agirî / Stêrka Helbestan Mestûre Erdelan

– Ezîzê Gerdenzerî / Çil Romanên Kurdî

– Rojbîn Özkan / Çîrokek Ji Devê Bavê Min Melle Muhammed: Arraf (Pispor)

– Umîd Demîrhan / Kurd û Teoriya Dewletê

– Helbest: Wefaî Leyla – Bavê Min Mir / Wergera Kurdî ji Erebî: Mîran Dilêr

– Soran Hemereş / ÊL Begê Caf : Mux, Pîrmend Û Pêşbînvanekî Mezin Ê Kurd Ê Ji Bîrçûyî?

  Wergera Ji Zaravayê Soranî: Muhsîn Ozdemîr.

-Newaf Mîro / Êzîdiyo

YNK Anti-terör timleri tarafından tehdit edildikten sonra katledilen sanatçı Baleban için Kürdistan Parlamentosu harekete geçti

YNK Anti-terör timleri tarafından tehdit edildikten sonra katledilen sanatçı Baleban için Kürdistan Parlamentosu harekete geçti

Kürdistan Parlamentosu sanatçı Ciwanro Baleban cinayeti için özel bir komisyon kurulmasını kararlaştırıldı.

 Kürdistan Parlamentosu Gençlik, Spor, Kültür ve Sivil Toplum Komisyonu, 22 Haziran 2021 tarihinde Kesnezan-Dêgele yolu üzerinde boğularak öldürülmüş olarak bulunan Ciwanro Baleban cinayetinin araştırılması için komisyon oluşturuldu.

Komisyon PDK, YNK ve Goran Hareketi parlamenterleri Pêşewa Hewremanî, Goran Omer ve Feysel Ebas’tan oluşuyor.

BasNews muhabiri komisyonun cinayeti araştırması çalışmasına başlamak için Kürdistan Parlamentosu Başkanlık Divanı’nın onayını beklediğini bildirdi.

Sanatçı Ciwanro Baleban öldürülmeden kısa bir süre önce YNK Anti-terör birimlerince ölümle tehdit edilmişti.

Hesen Zirek’in 49 yıl önce bu gün ardında 1500’e yakın eser bırakarak aramızdan ayrıldı

Hesen Zirek’in 49 yıl önce bu gün ardında 1500'e yakın eser bırakarak aramızdan ayrıldı Pire Merd, Bokan, Mahabat, Kürdistan, Ey Niştiman, Newroz, yalla ŞOför

 Kürdistan’ın tatnınmış sanatçısı  Hesen Zirek’in vefatının üzerinden 47 yıl geçti. Hayat büyük zorluklar içerisinde geçen Hesen Zirek, yıllarca Kürt halkının acılarını şarkılarıyla dile getirdi.

Ünlü Sanatçı Hesen Zirek 29 Kasım 1921’de dünyaya geldi. Bazı kaynaklar Zirek’in Rojhilat’ın Seqiz ve Bokan kentleri arasındaki Hermêle köyünde doğduğunu belirtirken, bazıları ise Rojhilat’in Mukriyana kentinde doğduğunu belirtiyor.

Hermêle köyünde ağanın yanında çalışan Hesen Zirek’in babası Ebdullah, çalışkanlığıyla bilindiği için ona çalışkan anlamına gelen “Zirek” ismi veriliyor.

Henüz 11 yaşındayken babasını kaybeden Hesen Zirek, annesiyle birlikte Seqiz’e geçiyor. Annesinin evlenmesinden olumsuz etkilenen Zirek, 12 yaşındayken köyüne dönerek, köyde ağanın yanında çalışmaya başlıyor.

Şarkı söyleyerek işini yapan Zirek, etrafındakilerinin dikkatini çekmeyi başarıyor. Sesinin güzelliği ağanın kulağına kadar gidiyor. Ağa, Zirek’i divanına davet ederek ondan köydeki şenliklerde şarkı söylemesini istiyor.

Köyden ayrılıp şehre giden Zirek, uzun bir süre restoranlarda çalışıyor. Zirek, daha sonra Seqiz’de Mina Xani Erdelan’ın şoförlüğünü yapmaya başlıyor. Qurederê köyünde araçla geçtiği sırada bir çocuğa çarpıp, çoğun yaşamına yitirmesine neden olan Zirek, cezaevine girmemek için Irak’ın başkenti Bağdat’a gidiyor.

1953’te ilk şarkısını Bağdat radyosunda seslendiren Zirek, daha sonra sesi çok beğenilir. Bağdat’ta 70’e yakın şarkı kaydeden Zirek’in şarkıları Kürdistan’ın dört parçasına yayılıyor.

1958’den sonra bir kez daha İran’a dönen Zirek, Tahran Radyo’sunun Kürtçe biriminde çalışmaya başlıyor. Daha sonra Kirmaşan Radyo’su ile iletişime geçen Zirek, Kirmaşan Radyo’sunda 83 şarkı kaydediyor. Zirek, en iyi şarkılarını Kirmaşan’da geçirdiği iki yıl içerisinde Kirmaşan orkestrası aracılığıyla ve Mucteba Mirzade’nin desteğiyle kaydediyor.

Kürdistan’ı birçok kentini, ilçesini köyünü dolaşan Zirek, Kürt halkının yaşadığı acılara tanıklık ediyor. Kürdistan’ın doğasını ve halkının acılarını şarkılarıyla dile getiren Zirek, Kürdistan’ın dört parçasındaki Kürtler tarafından dinleniliyor.

Her ne kadar okuma yazması olmasa da Zirek, seslendirdikleri ve şiirlerini ezberinde tutuyor.

Bin 500 şarkı kaydetti

Hesen Zirek, yaşamı boyunca bin 500 şarkı seslendirdi. Aynı zamanda Nali, Wefayi, Seyid Kamil, İmami, Kurdi, Pirêmerd, Hêmin, Tahir Beg Caf gibi birçok şairin şiirlerini besteledi.

Zirek’in şarkıları, Bağdat, Tahran, Kirmaşan, Tewrêz, Kerkük, Musul, Mahabad radyolarında yayınlandı. Şarkıları Bokan, Bane, Mahabad, Sileymaniye, Erbil, Musul, Bağdat, Kerkük ve Kürdistan’ın onlarca köy ve ilçesinde dinlenildi.

Sözleri Piremêrd’e ait olan Newroz Marşı, Zirek’in en tanınan eserleri arasında yer alıyor.

1971’de kanser hastalığına yakalanan Zirek, bir yıl yaşam mücadelesi verdikten sonra 26 Haziran 1972’de hayatını kaybetti.

Zirek’in cenazesi vasiyeti üzerine Urmiye’nin Bokan kentinde toprağa verildi.

Zirek’in Mahabad Kürt Cumhuriyeti için 1946 bestelediği ‘Ey Niştiman’ marşı Ankara’nın taşına bak şeklinde değiştirilirken  Jwane Jwane eseri (Bir dalda iki kiraz), Yallah Şufer(Yallah Şoför) Chawt Cwane Leyla (çavuş kızı leyla) Nesrîn Emrim Bihare, (Ağlama Yar Ağlama) gibi birçok eseri kaynak gösterilmeden Türkçe’ye çevrilmiştir.

Hasan Zîrek’in Kürdistan için yazdığı eserler arasında Ey Niştiman parçası öne çıkar.  İran Kürdistanı’nda Mehabad Kürt Cumhuriyet’inin yıkılmasından sonra 1946 yılında sözlerini yazıp bestelediği “Ey Niştiman” marş / şarkısıdır. “Ey güzel Kürdistan vatanı, Aryen toprağı özgürlüğün için bedenim, ruhumla direniyorum…” diye devamedegelen Kürdi yurtseverlik damarı hayli yüksek bir marş tarzında şarkıdır Zirek’in Ey Niştiman’ı…

Kürtçe tiyartronun yasaklanmasını İdari mahkeme hukuka uygun buldu

Teatra Jiyana Nû (Yeni Yaşam Tiyatrosu) tarafından sahnelenen “Bêrû: Klakson Borîzan û Birt” (Yüzsüz: Klakson, Borazanlar ve Bırtlar) adlı oyunun İstanbul Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı kararıyla yasaklanmasına ilişkin Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) yürütmenin durdurulması talebiyle açtığı dava, İstanbul 10. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. 31 Mayıs tarihli mahkeme kararında, Teatra Jiyana Nû adlı tiyatro grubunun Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ile bağlantılı olduğu, MKM’nin ise “PKK ile iltisaklı” olduğu öne sürüldü. Ayrıca, “milli güvenlik ve devletin devamlılığını sağlamak için kamu hizmetini yürütmekte görevli olan idarenin, konunun hassasiyeti gereği, takdir yetkisinin geniş tutulması gerektiği” savunuldu. Bu doğrultuda İstanbul 10. İdare Mahkemesi, oyuna yönelik yasak ile “terörle iltisaklı yapıların desteklenmesinin ve teröre destek sağlanmasının önüne geçilmek istendiğini” iddia ederek, yasağın hukuka aykırı olmadığı sonucuna vardı. Karar metninde ayrıca, yasaklama kararı ile aynı tarihte emniyet görevlileri tarafından kaleme alınan tutanaktan alıntı yapılarak, MKM’nin 2014 yılından günümüze gerçekleştirdiği bazı konser ve tiyatro gösterimleri listelendi. Söz konusu tutanakta 8 Mart Dünya Kadınlar günü ile 21 Mart Newroz gibi günlerde tiyatro gösterimi yapılmasının, MKM ve Teatra Jiyana Nû’nun “PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı olduğuna” işaret ettiği ve “gösterimden elde edilecek gelirin bölücü terör örgütüne destek amaçlı faaliyetlerde kullanılacağı” iddia ediliyordu. MLSA avukatları kararı istinaf mahkemesine taşıyacak. Ne olmuştu? Teatra Jiyana Nû (Yeni Yaşam Tiyatrosu) tarafından sahnelenen “Bêrû: Klakson Borîzan û Birt” (Yüzsüz: Klakson, Borazanlar ve Bırtlar) adlı oyun, 13 Ekim 2020’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları Gaziosmanpaşa Sahnesinde izleyici ile buluşmasına saatler kala İstanbul Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı kararıyla yasaklanmıştı. Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı kararında İtalyan yazar Dario Fo’nun eserinden uyarlanan Bêrû’nun “ilçe sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kamu esenliğinin sağlanması” gerekçesiyle yasaklandığını belirtmişti. Yasağın ardından MLSA Hukuk Birimi avukatları, kararın ifade özgürlüğü ihlali olduğu gerekçesiyle 2. İdare Mahkemesine başvurarak izleyici adına yasak kararının yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açmıştı.

Teatra Jiyana Nû (Yeni Yaşam Tiyatrosu) tarafından sahnelenen “Bêrû: Klakson Borîzan û Birt” (Yüzsüz: Klakson, Borazanlar ve Bırtlar) adlı oyunun İstanbul Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı kararıyla yasaklanmasına ilişkin Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) yürütmenin durdurulması talebiyle açtığı dava, İstanbul 10. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi.

31 Mayıs tarihli mahkeme kararında, Teatra Jiyana Nû adlı tiyatro grubunun Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ile bağlantılı olduğu, MKM’nin ise “PKK ile iltisaklı” olduğu öne sürüldü.

Ayrıca, “milli güvenlik ve devletin devamlılığını sağlamak için kamu hizmetini yürütmekte görevli olan idarenin, konunun hassasiyeti gereği, takdir yetkisinin geniş tutulması gerektiği” savunuldu.

Bu doğrultuda İstanbul 10. İdare Mahkemesi, oyuna yönelik yasak ile “terörle iltisaklı yapıların desteklenmesinin ve teröre destek sağlanmasının önüne geçilmek istendiğini” iddia ederek, yasağın hukuka aykırı olmadığı sonucuna vardı.

Karar metninde ayrıca, yasaklama kararı ile aynı tarihte emniyet görevlileri tarafından kaleme alınan tutanaktan alıntı yapılarak, MKM’nin 2014 yılından günümüze gerçekleştirdiği bazı konser ve tiyatro gösterimleri listelendi.

Söz konusu tutanakta 8 Mart Dünya Kadınlar günü ile 21 Mart Newroz gibi günlerde tiyatro gösterimi yapılmasının, MKM ve Teatra Jiyana Nû’nun “PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı olduğuna” işaret ettiği ve “gösterimden elde edilecek gelirin bölücü terör örgütüne destek amaçlı faaliyetlerde kullanılacağı” iddia ediliyordu.

MLSA avukatları kararı istinaf mahkemesine taşıyacak.

Ne olmuştu?

Teatra Jiyana Nû (Yeni Yaşam Tiyatrosu) tarafından sahnelenen “Bêrû: Klakson Borîzan û Birt” (Yüzsüz: Klakson, Borazanlar ve Bırtlar) adlı oyun, 13 Ekim 2020’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları Gaziosmanpaşa Sahnesinde izleyici ile buluşmasına saatler kala İstanbul Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı kararıyla yasaklanmıştı.

Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı kararında İtalyan yazar Dario Fo’nun eserinden uyarlanan Bêrû’nun “ilçe sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kamu esenliğinin sağlanması” gerekçesiyle yasaklandığını belirtmişti.

Yasağın ardından MLSA Hukuk Birimi avukatları, kararın ifade özgürlüğü ihlali olduğu gerekçesiyle 2. İdare Mahkemesine başvurarak izleyici adına yasak kararının yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açmıştı.

Hanî’nin baş rolünde oynadığı “Bê Nîştîman” filmi 20 Haziran’da Kürdistan Bölgesi sinemalarında

Hanî'nin baş rolünde oynadığı "Bê Nîştîman" filmi 20 Haziran'da Kürdistan Bölgesi sinemalarında

Tanınmış Kürt ses sanatçısı Hanî’nin başrolünde oynadığı “Bê Nîştîman”, “Ülkesiz” isimli film Kürdistan Bölgesi sinemalarında izleyicileri ile buluşuyor.

Senaryosunu ve yönetmenliğini Touraj Aslani’nin yaptığı MAAD Movie ile Helkewt Reşîd’in ortak yapımını üstlendiği başrolünde tanınmış Kürt sanatçı Hanî Mojtahedy’in oynadığı

 “Bê Nîştîman”, (Ülkesiz/Landless) isimli Kürt filmi 20 Haziran Kurban Bayramı ile birlikte Kürdistan Bölgesi ve Irak genelindeki tüm sinemalarda gösterime giriyor.

İlk oyunculuk deneyimi olmasına rağmen Kürt sanatçı Hanî Mojtahedy çok başarılı bir performans sergiliyor.

Kürtçe, Arapça, Farsça ve Türkçe dillerinin kullanıldığı filmde sanatçı Hani ile birlikte başrollerde Şivan Etuf, Cahit Şahin Yalçın, Bülent Keser, Bengîn Elî, Berroj Akreyî, Narîn Mihemed, Firmesk Rehîmzade, Hakar Abidvalqadir Mihamed, Teha Abidwalkerem Ebubekir, Rewal Nezif Ali, Aso Refiq Hawraman gibi sanatçılar rol alıyor.

Filmin fargmanını bu linkten izleyebilirsiniz

https://www.instagram.com/landlessmovie/?utm_medium=copy_link&fbclid=IwAR2c7knoRjCRNoCb